Yazılar posta kutuna gelsin mi?

oyuncak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
oyuncak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Temmuz 2015 Çarşamba

Ve oyuncaklar da sadeleşmeden nasibini alır...

Marie Kondo, kitabında çocuklardan, oyuncaklardan, mutfaktan(!) bahsetmeyi unutmuş! Hanım hanım benim kitaplarıma laf edeceğine mutfak eşyalarına el ataydın! Ama işte bunlar hep Japon. Bunların 1934723974 parça yemek takımları, zilyon tencereleri, her gördüğünü isteyen bebeleri yok tabii!

İşin şakası bir yana, Marie Kondo bahsetmemiş ama oyuncak ciddi bir mesele. Marie Kondo yazmadıysa da siz "Daha sade bir hayat" kitabını okuyun, (ya da benim kitap hakkındaki uzun yazımı okuyun:P) bakın görün evi oyuncaklardan yana sadeleştirirken nasıl da cesaretiniz yerine gelecek.

Sadeleşme dedin mi bacım elini korkak alıştırmayacaksın.

15 Temmuz 2014 Salı

PAPYON: Güven nesnesi mi? Yoksa bir şeylerin eksikliği mi?

Arca ile babası süpermarkete gittiklerinde para atıp oyuncak yakaladıkları oyunu oynarlar ve bir ayıcık kazanırlar. Arca bu ayıcığı pek sever. Bir gün sabaha karşı uyumakta olan annesinin yanına kıvrılır ayıcığı ile ve annesine “bu ayıcığı çok seviyorum, adı ne olsun?” diye sorar. Annesi uyku sersemi, açık tek gözü ile oyuncağa şöyle bir bakar ve boynundaki papyondan başka hiçbir ilginç özelliği olmadığı için “papyon” olsun deyiverir. Arca ismi benimser, öyle çok benimser ki annesi “ayıcığını çek annecim” gibi bir cümle sarf ettiğinde hiddetle “onun adı ayıcık değil, PAPYON” diyerek ağzının payını verir. Aynı hiddet, Papyon için “şu” “o” “oyuncak” “hayvan”… gibi kelimeler kullanıldığında da vukuu bulur.

28 Nisan 2014 Pazartesi

Kılıçla oynayan çocuklar saldırganlaşır mı?

Mert Kaan’ın doğum günüydü ve Poyraz’a da küçük bir hediye almaya karar vermiştik. Arca’nın dudak "hani bana" diyerek büküldü. Evet doğru ona da alınacaktı bir oyuncak. Bir cumartesi akşamüzeri saatleri Göztepe’ye indik, yürüyüş yapıp oyuncakçıya girdik. 2-4-5 yaşları için oyuncak. Hiç kolay değil. Arca’ya bütçeyi aşmayacak bir oyuncak seçmesi tembihlendi bu çerçevede oldukça pahalı ilk birkaç oyuncak reddedilince istediği oyuncağın fiyatını direkt satış görevlisine sormaya başladı zaten.

Bence çok ama çok uzun bir zaman sonra iki çocuğa hediyeler belirlenmişti. Bir tek Arca kalmıştı geriye. Fiyatı bütçeye uygun oyuncakları gösterdi, kılıç, korsan kostümü baltalı bıçaklı, oyuncak tabanca…vs…

Bundan birkaç sene evvel olsaydı, bu talepler karşısında dehşete düşerdim. Gel gör ki aştım artık bu işleri. Daha doğrusu çocuğa silah ya da kılıç almakla kendisini bir katile dönüştürmeyeceğimi biliyorum en azından. Zaten sen o oyuncağı alsan da almasan da o bir şekilde eline geçirdiği her şeyi silaha, kılıca çeviriyor zaten. Bakınız iki sene önce yaşananlar…

Kaldı ki dozu saçma bir boyuta varmadığı sürece çocukların yaratıcılığının gelişmesi bakımından faydalı olduğu bile söylenebilir.

14 Mayıs 2011 Cumartesi

Geçmişten günümüze yapılandırılmamış oyuncak

Şöyle bir bakıyorum da bizim Arca'nın oyuncakları ikiye ayrılıyor:

1. Yapılandırılmış oyuncaklar = İlker'in seçtikleri
Detaya girmeyeceğim sadece "tekerlekli nesneler" demek yeterince özetliyor durumu.

İlker'e kalsa Arca'ya sadece araba alır.
Daha önce bahsetmiştim, "Cars" karakterlerinden bir kolleksiyon var bizim evde.

Benim oğlan kolleksiyoner a dostlar:)

Tamam Arca çok seviyor ve eminim repliklerini ezberlediği "Cars" filminden arak diyaloglar da olsa söyledikleri, mutlaka hayalgücünü kullanıyordur.

Lakin bir de uzmanların tavsiye ettiği "yapılandırılmamış" oyuncaklar var.
İkinci kısım da bu,

2.Yapılandırılmamış oyuncaklar = Yeliz'in seçtikleri
Bu kısım çok çeşitli hemen sayalım...

Puzzle'larla başladım. Arca sevdi, ilgilendi.
Daha da hızımı alamadım, birbiri içine geçmeli puzzle'lar ile seriyi tamamladım.

Hızımı alamadım ahşap bloklarla devam ettim. Kule yapmaktan çok yıkmaktan keyif alan bir çocuğum var. Bir de onları inşaat malzemesi sanıyor ama ev filan yaptığı yok, damperli kamyon "imparator"un kasasına kürekle yüklüyor, oda oda gezdiriyor. İnşaa etmekten çok nakliyat kısmı ile ilgileniyor.

Sonra clippolardan memnun kalmayınca nopper legolar girdi bizim eve.
Oyuncakları işlevi dışında kullanma konusunda pek başarılı olan Arca, ahşap bloklarla yapmayı kesinlikle reddettiği kuleleri nopperlerle yapar oldu.

Bu üst üste konmuş nopper yığını için "kendime oyuncak yaptım" diyor ve anlatıyor "böle ışıkları var, böyle gidiyor ıhn ıhn"
Yaratıcılıkta sınır tanımıyoruz:)


İki yaşını geçtikten sonra gerçek legolarla bir maceraya atılalım istedim. Tam da arayışa girmişken Zeynep'in bu yazısına denk düştüm. Sonra Evrim aldı sazı eline, uzun uzun yazıştık. Tecrübeler mühim!! Yol gösterdiler, sağolsunlar.

İlgi duyarsa temalılarından devam ederiz, eklemeler yaparız diye düşündüm, arkadaşların dediler ki öncelikli bu bricks denilenler yaratıcılığı daha çok geliştirirmiş.

Arabalarla yaratıcılığı körelen bebeme panzehir olsun diyerekten, verdim siparişi. Çok araştırmadım ama yine en ucuzunu ve hemen teslimini oyuncakdenizi.com sitesinden buldum. Eve geldim, elimdeki kutuyu görünce "aa lego" dedi.

"Amanın benim oğlan kutusundan tanıdı, sevecek, oynayacak" diye heveslenmeme ramak kala Ümit abla, "Nilda'nınkilerle oynuyor gittiğimizde" diyerek konuya açıklık getirdi ve bir defa daha çocuğumun normal bir çocuk olduğunu fark ettim.

Pek tabii yine kule yaptı legolarla...
Arca için;
ahşap bloklar=inşaat malzemesi
legolar = kule malzemesi

Derken aradan bir hafta geçti, şaheserler yaratılmaya başlandı.


hhah dibiniz düştü değil mi? Bu öndeki concordu Arca yapmadı tabii ki, bizim evin büyük oğlu yaptı.

İlker gibi çocukluğu legolarla geçmiş bir baba dururken hala nasıl gidip de ben aldım şaşırıyorum. İlk gün kendisi oynadı sadece, ellemek isteyen Arca itekledi. Bencil baba!

Neyse zevzekliği bırakalım bir tarafa.
Günün çorbası bebesi Arca ilk defa yaptığı uçağını iftiharla sunar!!


Biz güldük, siz gülmeyin, kanadı kırık filan ama yaptı işte yav, uçak yaptım diye anlattı bi de, kıyamam.

Neyse, daha sonra daha benzeyen nesnelere terfi etti aynı akşam.

MERDİVEN YAPTI!!
Daha önemlisi bunun merdiven olduğunu anlattı bize, ne işe yaradığını filan anlattı uzun uzun. Biz de ömrümüzde ilk defa merdiven görüyormuş heyecanıyla dinledik, gözlerimiz içinde bulunduğumuz duygu yoğunluğundan nemli, göğsümüz gururdan kabar kabar kabarmış!

Ve Arca şaheserini haklı bir gurur ile seyrediyor...


Çok önce de söylemiştim, oyuncak dediğin herkese göre değişir, benim açımdan iyi bir oyuncak demek cücenin konsantrasyonunu sağlayabilen oyuncak demektir.

23 Şubat 2011 Çarşamba

Olay nedir?

Arca'nın ateş başına vurmuş olacak, birbirinin üzerine çıkarmadığı, iç içe sokmadığı araba kalmadı evde!


hmm bunu anlayabiliyorum, sonuçta Mac Mcqueen'i taşıyor.


Çöp kamyonunun içine sokmaya çalıştığı minibüse yazık değil mi? Hem niye ki?


iki vosvos minibüsü kaynaştırma çalışması sanırsam, anne ile bebeği imiş onlar. Sanırım doğum sahnesini canlandırıyor.


Araba münasebetlerinde son nokta!!

Oğlum sen de normal çocuklar gibi arabaları yarıştırsana!!

2 Şubat 2011 Çarşamba

Giyinmekten sorumlu devlet bakanı : Panda



Arca'yı giydirmek ölüm!! Daha doğrusu ölümdü! Artık değil.

Hemen tarifi vereyim.

Önce malzemeler:
1 adet insan yavrusu Arca
1 adet temiz bez
1 kat giysi, çorap vs...
1 adet panda

Evdeki malzemeleri de değerlendirebilirsiniz, mesela panda yoksa, tavşan, ayı vs... iş görür. Bizde Ayı uykudan sorumlu olduğundan bu işlem için pandayı tercih ettik.

Hazırlanışı:
İnsan yavrusu önce insani yollarla ikna edilmeye çalışılır.
Genelde bu ön sevişme sökmez, direkt olaya girişeyim denilir. Lakin hırpalanma olasılığı yüksek olduğundan Panda alınır, tam yüzünüzün ortasında yüzü Arca'ya bakacak şekilde tutulur. Tercihen değiştirilmiş bir ses tonu ve eller hareket ettirilerek şu ve benzer cümleler sarfedilir:

Panda: AA merhaba Arca, ben Panda, nasılsın?
Arca: İyiyim
Panda: Hmm ama üzerinde hiç giysi yok, bezin de çiş olmuş, böyle arkadaşlık edemeyiz seninle. hadi giyinmek için annene yardım edeceğine söz ver, el sıkışalım anlaşalım, olur mu?
Arca: anlaşalım

Panda ve Arca el sıkışırlar, Panda Arca'nın yanağından öper, yanına oturup giyinmesini izleyeceğini söyler ve Arca giyinir, sorunsuzca... Garip ama gerçek!!

Defalarca denendi!

Konu ile ilgili başka bir diyalog:
Yeliz: Arca giyinmemişsin, hhm nerede senin giyinmekten sorumlu arkadaşın? konuşmadı mı seninle?
Arca: Panda!

Doktordayız, aksi gibi Panda yanımızda yok, Arca'yı soyup giydirmek sorun!
Y: Panda burada değil ama hemen giyinecek olursan çok sevinecek, eve gidince birlikte anlatırız.
Arca giyinir.

Ümit ablanın olmadığı gün annem baktı Arca'ya, sabahtan akşama kadar bezini üstünü kesinlikle değiştirmemiş, eve geldim. Panda devreye girdi, annemin şaşkın bakışları arasında 5 dakikada tertemiz olmuştu!

Madem sınırsız hayal güçleri var, azıcık kendi yararımıza kullanmakta ne sakınca olabilir?

6 Ocak 2011 Perşembe

5 Adımda Oyuncaktan Yana Sadeleşme Rehberi

Geçenlerde İlker, Arca’nın oyuncaklarını eleyelim, dedi. Hay hay! Canıma minnet!

Hemen bir aksiyon planı devreye sokuldu.

Birinci adım : Hangi oyuncaklar var?
Liste söz konusu olur da ben durur muyum: )

1. Sayısız araba, kamyon, otobüs, kepçe…
2. Ahşap puzzlelar (tutmalı ve içiçe geçmeli olanlardan)
3. Bul tak
4. Ahşap çekiç
5. Ahşap geometrik şekiller
6. Tamir seti – 2 set
7. Toplar
8. Hayvanlar
9. Ahşap bloklar
10. Tırtıklı legolar
11. Clippo
12. Küp blok lego
13. Bulmaca ahşap araba
14. Kuklalar
15. Ahşap tren seti
16. Yaramaz toplar
17. Şimşek Mcqueen üzerine binilen araba
18. Kaynana zırıltısı
19. Müzik aletleri
20. Medikal set (bu lafa koptum!! Ablam telefonda “Arcanın medikal seti var mı , hediye alabilir miyim dedi. Ne len medikal set! Oldum. Tecrübeli kadın tabi konuşurken terimleri doğru kullanıyor. Bildiğin doktorculuk oynama şeysi:) )
21. Hamurlar
22. Boya kalemleri
23. Bowling seti
24. Onlarca peluş hayvan
25. Balık-olta seti
26. Matruşka

İkinci adım : Görüşleri almak!

Önce uzman görüşleri alındı. Başak'ın bu çok güzel yazısını bir daha okudum.

Ayrıca Damla da geçtiğimiz günlerde güzel bir tecrübesini paylaşmıştı, çok faydalı oldu, kitubinin yazısı için bir tık

İlker, super gözlemcidir, iyi tespitleri vardır, hatta Hülya ile ortak tespit genine sahip olduklarını düşünürüm. Hemen söyledi, "ilk arabam" gidecek. Yer kaplıyor, oynamıyor, yaşına uygun değil! Hmm ama bir arkadaşı gelince biri mcqueen’e biri arabaya binip yarış yapıyorlardı? Emin olamadım. Ümit ablaya sordum.

Ne de olsa biz kısıtlı zamanımızı daha çok yumularak tepişerek geçiriyoruz, Ümit abla daha uzun süreler Arca ile birlikte oyun oynuyor.

Sonuç? İlk arabam gidiyor!

Sonra clippolarla hiç oynamadğını söyledi. Hemen listeye bir çizik daha atıldı.

Müzik aletlerine hiç ilgi yok artık. Babasının çocukluk orgu geldi, emektarların pabucu dama atıldı.

Küp blok legoları da oynamıyor, ahşap bloklarla oynuyoruz deyince, bir çizik de o maddeye. Oh rahatlıyoruz.

Ahşap puzzle’ların tutmalı olanları hani tek tek parçalı olanlar, hiç ilgilenmiyormuş. En son Kipa’dan 5 TL’ye aldığım 9 parçalık içiçe geçmeli yapboz seviyormuş. Aa şahane! Ahşap puzzle’lar ŞUT!!

Birkaç tane de benden gelsin.

Bul-tak güzel bir oyuncaktı renkleri ve geometrik şekilleri bu oyuncak sayesinde öğrendi ancak artık yaşına uygun değil, miyadını doldurdu. Gidecek!

Bowling seti ile pek oynamıyor, topu da çok ses yapıyor. Belki vermeyiz ama şimdilik saklayacağız.

Tamir setlerinden eski olana hokkayay!!

Bulmaca ahşap araba, yaşına uygun değil, biz yaparsak oynuyor, kötü seçim! Bowling seti ile birlikte saklanacak, belki sonra?

Doktorculuk oyuncaklarının hastası. Ancak o arabası var ya o arabası , acayip yer kaplıyor. Eski bir çantamı doktor çantası yaptım, aletler onun içine , arabaya güle güle!


Peluş hayvanlar ve bebekler büyük dert! Biz bunları odasındaki rafında dursun, dekorasyonun bir parçası olsun diye almıştık, sürekli o plastik koca kutunun içinde. Ben düzenliyorum, Arca hepsini oyun odasına yığıyor. Şimdilik çözüm o koca plastik kutuyu iptal etmek!

Üçüncü Adım: Kararlar alındı, uygulamaya geçiyoruz.

İlker yoktu dün akşam, işe giriştim. Yaşının oynamak için büyüdüğüne karar verdiğimiz oyuncaklar, daha sonra kuzenler oynar düşüncesi ile babanenin evine yollanmak üzere paketlendi.

Yaşının oynamak için küçük olduğunu düşündüklerimiz o iptal edilmeye karar verilen plastik kutuya konarak arka odaya şutlandı.

Arabalar ikiye ayrıldı, özellikle benzer özellikte olanlardan sadece bir tane bırakıldı. Kalan arabalar kutu içine yığılmadı, rafa dizildi. Rafta epey yer kaldığı için doldurması sorun olmadı.

Dördüncü Adım: Dağılım

Bizim ev görece büyük. Daha doğrusu Arca’ya ayrılan bölüm sayısı fazla. Oyuncakları oyunları böldük.

Arca’nın odası mobilyalar fazla ve çok da yer olmadığından sadece kitap, boyama, hamur işlerine ayrıldı.

Salonda tren seti duruyor. Ayrıca parkeler araba pisti olduğu için salon tren ve araba oynama odası denebilir.

Oturma odası yaklaşık 1 yıldır Arca’nın oyun odası. Özellikle Ümit ablayla bu odadan pek çıkmıyorlar. Oyuncaklar, müzik bu odada. Tabii kesin çizgiler yok yani Nilda geldiğinde masa bu odaya taşınıyor. Kitap çoğunlukla “kımını” koltukta okunuyor. Ama araba oyunu için tercih etmiyor, tren için de dar bir alan.

Arabada dursun diye, 3 boyutlu kitapları, mıknatıslı yazı tahtası ve ayrılan arabalardan birkaçı eski sırt çantasının içine kondu.

Beşinci Adım: Tespitler, özeleştiriler, yapıcı eleştiriler

Tespitlerimizi eleştirilerimizi sıralayalım ki bundan sonra daha dikkatli olalım.

Oyuncak konusunda genelde çok abartmadığımızı düşünüyordum ama iyimser düşünmüşüm. Hatalarımız çok olmuş. Bir kaç aylık periyotlarla eleme yaptığımıza göre?

Kendimi eleştireceğim en önemli nokta, ucuz bulduğum, Arca’nın sevdiğini düşündüğüm oyuncaklardan gereksiz almışım! Örneğin ahşap puzzle (takmalı olanlardan). Gerçekten bir ara deli gibi oynuyordu, ve ben BIM’de ucuz bulunca düşünmeden birkaç (tam olarak 6 :P) tane almışım. Ezberlemiş artık hiç bakmıyormuş. Aynı tuzağa yine düştüm aslında, Kipa’da 9 parçalık geçmeli olanlardan ucuz diye 3 tane aldım.

Doğru yaptığım şey şu, hepsini aynı anda çıkarmadım, eğer beğenmezse arkadaşlarına hediye ederim diye düşündüm. Ama yine de gerekli miydi?

Sonra o araba bulmaca gerçekten yaşına uygun değil, ben bile zor buluyorum. Yine BIM’den ucuz diye almıştım.

Arabaları da çok çok fazlaydı bence koca bir kutu tekerlekli nesne! Ümit abla kıyma onlara onları çok seviyor dedi ama gözümü kararttım bir kere, en azından azaltacağım.

Sonra bazı oyuncakları gereksiz tutmuşuz. Tırtıklı legolar geldikten sonra Clippolara gerek yoktu, kaldır değil mi? Ya da ilk arabam gerçekten sadece duruyor. Son birkaç gündür oynadığını görmesem yaramaz topları da kaldıracağım ama?

Oyuncak konusunda İlker bir ara abartır gibi olmuştu. Özellikle sabah evden çıkarken "sana ne getireyim gelirken" gibi çok çok tehlikeli bir soru sormaya başlamıştı. Hatta bir gün Ümit abla ben çıkarken Arca'ya : "annen ne getirsin sana?" diyerek bir sonraki aşamaya geçmişti. Benim cevap hazır tabii "ben kendimi getireceğim annecim:)" (narsist ana:P) Ama doğrusu bu! Çocuklar birşeyler getireceğiz, onları oyuncaklara boğacağız beklentisi içinde olmamalılar. Elimde oyuncakla hatta kitapla bile gelmemeye çalışıyorum. Kitapları kargocu abinin hediyesi sanıyor. Üstelik şimdi hediye olayına iyice sarmış durumda. Paketli sabunları bile hediye diye açıyor. Dikkat etmek lazım. Artık İlker de kesinlikle bu kırmızı noktalı cümleyi zikretmiyor.

Takdir ettiğim, kendimizi tuttuğumuz noktalar da var. Örneğin bu tamir setini taa Mayıs ayında İstanbul'daki toptancıdan yarı fiyatına almıştım. Eve geldiğimde Arca uyuyordu, İlker seti görünce sakla bunu görmesin dedi. İçim kaldı, çok heyecanlanmıştım çünkü. Allahtan aynı zamanda İlknur küçük bir set hediye etti ve Arca ilk tamiratlarını bu setle yaptı. Yılbaşına kadar çıkarmadık, iyi yaptık, çünkü heba olacaktı, yaşı henüz küçüktü.

Diğer iyi yaptığım şey ise Tuna gibi bir gurunun tavsiyelerine kulak kesilmek oldu. Zevkleri tutuyor işte! Bitti!

Son olarak oyuncakçılarda İlker Arca ile anlaşma yapıyor, elini kesinlikle bırakmamasını, sadece bakacaklarını söylüyor. Geçen Agora’ya gittiğimizde Joker’e daldı ama İlker uyarınca elinden tutu ve hiçbir şey almadan çıktık. Tabii ki biraz daha büyüdüğünde tutturmalar olabilir, şimdiden çözdük diyemem!

Sonuç:
Ay pek bi eledik yav, dur ben bir eksikler listesi yapayım:P