Yazılar posta kutuna gelsin mi?

Arca diyor ki etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Arca diyor ki etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Mayıs 2012 Cuma

Fakir ama gururlu bir çocuk vardı…

Arca ile günümüzün bir kısmı onun tarafından “sınırları genişletmeye çalışmak”, benim tarafımdan “sınırları net belirlemek” üzerine yapılan workshoplarla geçiyor.

Alınmaca gücenmece yok, herkes üzerine düşeni yapıyor.

O, sürekli deniyor, ben sürekli posta koyuyorum. Geçinip gidiyoruz.

Bunlar olağan şeyler…

3 Nisan 2012 Salı

Arca diyor ki... #11

“Annem Çin’e gidecekmiş. Çok uzakmış, öyle dedi.

Dedim ki; ne kadar uzak Amerika kadar uzak mı?


Evet dedi, sana bir harita bulalım göstereyim dedi.

27 Mart 2012 Salı

"çok çalışmam lazım çoookk"

"Pazar günü toplandık gittik yazlığa. Çalıştırdı bunlar beni hem de çok pis çalıştırdılar.

Elime bir çomak verdiler, toprakları eşelettiler, solucan bul dediler. Burnuma kadar toprağın içine girdim bulamadım. Sonra beton parçalarını topla dediler. Topla topla bitmedi! Bir kuru kahvaltıya anamı ağlattınız allahsızlar!

23 Mart 2012 Cuma

25 Ocak 2012 Çarşamba

Bebelere faydalı bilgiler kılavuzu Vol.2

Bu bir "Arca diyor ki..." postudur.
 
Dün,
  • Yemeğin – içeceğin içinde ilaç olduğunu nasıl anlarsınız?  
  • Şuruptan yırtamıyor musunuz? Süreci zehir ederek kaçınılmaz sonu eğlenceye dönüştürün!

 konularını masaya yatırmıştık.
Bugün yepisyeni taktiklerle karşınızdayım!
  • Anne babanızın üzerinizde uyguladığı yöntemleri gerisin geri iade teknikleri.  
  • Annenin kararlı olduğunu anlamanın yolları  
  • Yemekte pazarlık sanatı

 

24 Ocak 2012 Salı

Bebelere faydalı bilgiler kılavuzu Vol.1

Bu bir "Arca diyor ki..." postudur.

  • Yemeğin – içeceğin içinde ilaç olduğunu nasıl anlarsınız?  
  • Şuruptan yırtamıyor musunuz? Süreci zehir ederek kaçınılmaz sonu eğlenceye dönüştürün!  
  • Anne babanızın üzerinizde uyguladığı yöntemleri gerisin geri iade teknikleri.  
  • Annenin kararlı olduğunu anlamanın yolları  
  • Yemekte pazarlık sanatı

 
Hepsi ve daha fazlası!   

27 Aralık 2011 Salı

Hafta sonu Vol.2 : İktisadi İlimler Akademisi

"Selam ayaz mı ne varmış dışarıda, tıkıldık eve! Annem iktisat ekonomi tasarruf filan diyor. Koydu cüzdanı, kumbarayı önüme, maksat muhabbet"

2 Aralık 2011 Cuma

Arca diyor ki...

Geçenlerde annem aldı benim okuldan. Pek duygusalmışım o gün, Sevcan ağladığımı anlattı anneme. Annem de “Ümit teyzesi ayrılıyor diye olabilir, bu aralar böyle” dedi. Hey allam size ne yav benim ruh halimden! Kardeşim bi rahat verin doya doya acımı yaşayayım.



Evet Umidim gitti. Dün akşam o kuşlu lokantaya gittik. Söylemesi ayıp götürdüm etleri, fabrika ayarlarına dönmüşüm annem öyle diyor. Umidime hediyesini verdim, çok şaşırdı, çok sevindi. Her geldiğinde görüşeceğiz, ben de İstanbul’a gideceğim. O Ege denen veledi gözüm tutmamıştı bak ne işler açtı başıma! Güzelimi Umidimi aldı pis velet.

6 Kasım 2011 Pazar

Arca diyor ki ... #4

Burası iyiden iyiye eski haline dönüyor. Bir ara ne güzel ele geçirmiştim. Zıçtığım moktan yediğim mamalara kadar ve hatta iki yaş dellenmelerime kadar benden bahsediliyordu.

Şimdi ipler elden gitmeye başlamış. Bir “bön bön kombinler” furyası, bir politik laklaklar, bir kendini bilmez yemek tarifleri… Baktım, kendi kitaplarından filmlerinden bahseder olmuş. Hiçbir şey bulamasa kendi anılarını anlatıyor, milletin kafasını şişiriyor, geveze blogger!


3 Kasım 2011 Perşembe

Arca diyor ki... #3

Tepem attı! Çok kızgınım.

Şikayetim var! Evden bazı şeyler üçer beşer yok oluyor.

Soruyorum, ya Poyraz’a ya Tuna bebek'e ya da Deniz’e.

7 Ekim 2011 Cuma

"Arca diyor ki," #2

Annem İstanbul’da meydan bana kaldı sonunda.

Haberlerim var. Komşu kızı Cansu bizim sınıfta okula başladı. Geçen fosur fosur öğle uykusu uyuyorum okulda. Biri dürtüyor. Uyandım, “aa Cansu”! Öğleden sonrayı birlikte geçirdik. Kuzen Küçük Duru da var ama o biraz büyük bizden, onun öğretmeni başka Sevcan değil.
Sevcan dedim de aklıma geldi, geçenlerde tırnaklarımı uzun gördü, tembihledi, hemen anneme gösterdim kestik. Şu sürpriz, süt ve meyve günlerini atladığından beri okul ile ilgili son derece temkinli, ilgili… Hah şöyle hizaya gel bakalım! Milletin sütünü içmek zorunda kaldım. Çilekli yav! Çok kötüydü. Çilekli süt mü olur? İnek çilek yemiş sütü çilekli mi olmuş? Ben iki buçuk yaşında bir çocuğum, o kadarını bilemem. Bildiğim tek şey ben sütümü sek severim, sade severim arkadaş, mümkünse soğuk!

Bu anne denen kadın geçenlerde sürpriz hazırlamayı da unutmuş yine. Okula giderken aklıma geldi, daldım Çiğdem’in dükkana. Bizim kapının önündeki eczacı yav, hani pek şirin. Şeker veriyor bana annemden gizli. (aman duymasın). Şeker ister misin? Dedi, dedim çok isterim, arkadaşlarıma götüreceğim, doldurdum ceplerime, acayip fiyakam oldu. Söylemesi ayıp işimi biliyorum.

Bu aralar feci kapris yapıyorum anneme. Gece uyandım mı uyumak bilmiyorum ve illa ki annemi yanımda istiyorum. Geçen gece açık açık konuştu benimle. Kendi yatağında uyumak istiyormuş. Ben de geleceğim dedim, işeyeceğimden tırstı, kaldı yanımda. Evet gerçekten işimi biliyorum. Ama benimle ciddi bir konuşma yapacakmış, öyle diyor. Hadi bakalım göreceğiz.

Bu çikolata olayı ne ayak? Annem kadın kesinlikle çikolata vermiyorum diye kasım kasım kasılıyor ama ben her şeyin çikolatalısını lüpletiyorum gözünün önünde. Kurabiye? Kesinlikle çikolatalı, hatta seçiyorum hangisinin çikolatası fazlaysa onu alıyorum. Sonra kek, pasta? Çikolatalı değilse yemiyorum. Puding desen kakaolu… Eee nasıl oluyor o iş? Neyse siz çaktırmayın, o saf hatun bana daha çikolata yedirmiyor diye kasılsın, misafir çikolatalarından çifter çifter götürüyorum ananemde, naber:P

Hadi kaçtım ben, haa unutmadan...
Meydanı böyle boş bırakmaya devam ederse, ohooo yakında buranın adını “günün çocuğu” olarak değiştireceğim! nihohoahaooo

30 Eylül 2011 Cuma

Arca diyor ki...

Duydum ki annem blog köşelerinde dedikodumu yapıyormuş. Teessüflerimi sunarım. İki çift laf etmeden de duramam!