22 Aralık 2011 Perşembe

Taktik taktuk tiktak tiktak


Dün akşam annemlere gittik, balık alkol. Maçın bitimine doğru benim gözler kaymaya başladı. Arca bir cin. Ufak tefek uykusuzluk arızalarını müteakip uyudu eve gelince… Ben de o miskinliğin üzerine dört gündür kıyamadığım fönlü kafamı yıkadım, biraz miskinlik daha… 

En son yatakta kitap okuyup Arca’yı işetme saatinin gelmesini bekleme kararı aldığımı hatırlıyorum, bir de sabaha karşı salonda uyuyakalmış İlker’in pıtırtıları ile uyandığımı. Neyse ki yatağı ıslatmamış Arca’yı tuvalete götürdüm, kendimi de tekrar yatağa attım. Sabah sekizde Nadire ablanın kapıyı çalması ile uyandım. Şahane!! yola çıkmış olmam gereken saatte maaile uyuyoruz. Arca mızırdandı, kucak istedi.

Aldım karşıma cüceyi… Evet stres altında hızlı çözüm üretebilme bir gibi yetenek hâsıl oldu cüceden sonra. Daha gözümü açamıyorum ama ikimizi de geç kalmamak için motive etmem lazım. 

Dedim ki; “çok önemli bir görev bizi bekliyor Ajan Arca. Anne beş dakika içinde giyinecek, on dakika içinde çıkmış olacak. Eğer işe zamanında yetişmesi için ona yardımcı olursan, müdür senin için bir madalya gönderecek.”

El sıkıştık, görev başladı. Pantolon, hırka, çorap. Sonra lens, saçlar biraz parmaklandı. Ve ben o yedi buçukta uyandığım günlere kıyasla çok daha kısa sürede hem de arızasız evden çıktım!

İnanılmaz! Tabii son mızıklamalara Noel babanın hediye oyunu için dün gece bıraktığı hediye de çare oldu, detayları atlamayalım.

2 yorum:

Fatma dedi ki...

İşte yaratıcı olmak diye buna denir, daha Arca nasıl bir komplonun içinde olduğunu anlamadan anne evden çıkar. Bravo sana:)

ayak izleri-sevgi dedi ki...

:)) bende o ayılma kısmından korktuğumda dila doğdu doğalı ağzıma sürmedim desem yalan olmaz herhalde..